Kütük Nedir? Hayatımın Yarısı Kütük Çıkmakla Geçti
İzmir’de yaşayan biri olarak şunu net söyleyebilirim: Bu şehirde insanlar ikiye ayrılıyor. Birincisi gerçekten cool olanlar. İkincisi ise kendini cool sanarken sürekli saçma şeyler yaşayanlar. Ben ikinci gruptayım. Hatta bazen üçüncü bir grup varsa ona da dahil oluyorum.
Geçen gün arkadaş ortamında biri “Kütük nedir?” diye sordu. Normalde iki dakikalık soru. Ama bizim masa bir anda sosyolojik tartışmaya döndü. Çünkü Türkiye’de “kütük” kelimesinin tek bir anlamı yok. Nüfus kütüğü var, ağaç kütüğü var, mecazi anlamda “odun gibi insan” var… Hatta bazı insanlar hayat enerjisi olarak direkt kütük.
Ben bazen kendime bile “Bu kadar düşünmene rağmen nasıl hâlâ bazı konularda kütük kalabiliyorsun?” diye soruyorum.
Ama dürüst olayım, “Kütük nedir?” sorusu aslında düşündüğümüzden daha derin. Çünkü bu ülkede insanın memleketiyle ilişkisi bile kütük üzerinden dönüyor.
Kütük Nedir? Teknik Olarak Başlayalım
En temel anlamıyla kütük, kesilmiş ağacın gövdesine verilen isimdir. Yani doğadaki ağacın “ben artık emekli oldum” hâli. Ama mesele burada bitmiyor.
Türkiye’de “kütük” kelimesi günlük hayatta başka anlamlar da taşıyor:
- Nüfus kütüğü
- Ağaç kütüğü
- Hiç tepki vermeyen insan
- Aşırı düz düşünen arkadaş tipi
- Düğünde halayın ortasında bile hissiz kalan kuzen
Bizim millet bir kelimeyi alıp en az beş farklı psikolojik travmaya dönüştürmeyi çok seviyor.
Nüfus Kütüğü Meselesi: İnsan Memleketini Seçemiyor
Ben İzmir’de büyüdüm ama nüfus kütüğüm başka şehirde. Türkiye’de bu durum o kadar yaygın ki artık insanlar doğduğu yerle kayıtlı olduğu yeri karıştırıyor.
Bir gün hastanede sıra bekliyorum. Görevli sordu:
“Memleket?”
Dedim:
“İzmir.”
Kadın ekrana baktı:
“Yoo senin kütük başka yerde.”
O an kendimi kaçak ürün gibi hissettim.
İnsan bazen gerçekten düşünüyor:
“Ben kimim ya?”
Çünkü nüfus kütüğü dediğin şey aslında aile geçmişinin küçük bir özeti gibi. Sen yıllardır başka şehirde yaşasan bile sistem sana diyor ki:
“Hayır kardeşim, sen aslında oralısın.”
Bir yandan komik, bir yandan garip şekilde duygusal.
Kütük Nedir Sorusunun En Travmatik Cevabı: Okul Törenleri
Çocukken öğretmenlerin en sevdiği cümlelerden biri şuydu:
“Evladım niye kütük gibi duruyorsun?”
Şimdi dönüp bakınca fark ediyorum… Kadın haklıymış.
Çünkü okul törenlerinde ne yapacağımı gerçekten bilmiyordum. Eller nerede duracak? Gözler nereye bakacak? İnsan niye marş söylerken kendini Word dosyası gibi hissediyor?
Bir de arkadaş ortamında aşırı hareketli olup topluluk içine girince donan insanlar vardır. İşte benim karakter tam olarak oydu.
İç ses:
“Normal davran.”
Beden:
“Hayır. Heykel olacağız.”
İnsan bazen kendi sosyal becerilerine uzaktan bakıp üzülüyor.
Ağaç Kütüğüyle İnsan Arasında Garip Benzerlikler Var
Bak şimdi düşününce aşırı saçma ama mantıklı geliyor.
Ağaç kütüğü nedir?
- Bir zamanlar canlıydı
- Şimdi olduğu yerde duruyor
- Bazen dekor oluyor
- Bazen üstüne oturuluyor
- Bazen sobada yakılıyor
Bazı insanlar da aynı böyle.
Özellikle sabah işe giderken metroda görüyorum. Kimsenin ruhu kalmamış gibi. Herkes boş boş telefona bakıyor.
Bir keresinde sabah kahve almadan işe gitmeye çalıştım. Arkadaş yüzüme baktı ve dedi ki:
“Oğlum sen bugün tam kütük gibisin.”
Haklıydı. Çünkü gözüm açıktı ama sistem kapanmıştı.
Kütük Nedir? Arkadaş Ortamında Kullanılan Versiyonu
Türkiye’de arkadaş grubunda birine “kütük” deniyorsa genelde şu anlamlardan biri vardır:
- Espriyi geç anlamıştır
- Hiç tepki vermiyordur
- Flört sinyalini anlamamıştır
- Duygusal zekâsı modem reseti bekliyordur
Ben dördünü de yaşadım.
Bir gün kız bana açık açık:
“Seninle kahve içmek isterdim,” dedi.
Ben ne dedim biliyor musunuz?
“Kafein bana çarpıyor ya.”
Şu an bunu yazarken bile kendime sinir oluyorum.
Arkadaşım sonradan dedi ki:
“Olm sen romantik değil, direkt kütüksün.”
Ve işin kötü tarafı… Haklıydı.
Kütük Gibi Kalmanın Modern Hâli
Eskiden insanlar sadece sosyal ortamlarda donardı. Şimdi mesajlaşırken bile oluyor.
Telefon ekranına bakıp yarım saat cevap düşünüyorsun.
“Çok mu samimi oldu?”
“Az mı oldu?”
“Nokta koyarsam soğuk mu görünür?”
“Emoji koyarsam fazla mı olur?”
Sonra ne yapıyorsun?
Hiçbir şey yazmıyorsun.
İşte modern çağın dijital kütüklüğü.
Ben bazen mesaj yazarken Birleşmiş Milletler bildirisi hazırlıyormuş gibi stres oluyorum.
Karşı taraf:
“Naber?”
Ben:
“Bu sorunun alt metni ne?”
İnsan kendini gereksiz yere yorduğunu biliyor ama yine de devam ediyor.
Kütük Nedir ve Neden Bu Kadar Komik Bir Kelime?
Bazı kelimelerin sesi bile komik. “Kütük” de onlardan biri.
Mesela biri sana:
“Sen biraz kütüksün,” deyince kavga edesin gelmiyor. Çünkü kelimenin enerjisi bile yuvarlanıp düşüyor gibi.
Bir de Anadolu’da bu kelime o kadar yaratıcı kullanılıyor ki bazen insanlar hakaret ederken bile şiir yazıyor.
Bizim mahallede bir amca vardı. Mahalledeki çocuğa kızıp şöyle demişti:
“Evladım senin reflekslerin soba odunu gibi.”
Adam resmen edebiyat yaptı.
İzmir’de Kütük Muhabbetleri Ayrı Bir Seviye
İzmir’de insanlar rahat ama gözlemci. Biri saçma hareket yapınca direkt lakap yapışıyor.
Ben bir ara sahilde yürürken kayaya oturayım dedim. Oturmaz olaydım. Altım kaydı, dengemi kaybettim, çay da üstüme döküldü.
Arkadaşım sadece şunu dedi:
“Kütük bile senden dengeli duruyor.”
Bazen düşünüyorum… İnsan niye en komik anılarını hep rezil olurken biriktiriyor?
Galiba hayatın çalışma sistemi böyle.
İç Sesimle Günlük Kavgalarım
Dışarıdan bakınca sürekli espri yapan biri gibi görünüyorsun. İnsanlar seni rahat sanıyor. Ama kafanın içinde bambaşka şeyler dönüyor.
Gece yatarken bir anda 2017’de yanlış söylediğin cümleyi hatırlıyorsun.
“Niye öyle dedim acaba?”
Beyin:
“Çünkü kütüksün.”
Teşekkürler iç ses. Çok destekleyicisin gerçekten.
Ama galiba fazla düşünen insanların ortak özelliği bu. Dışarıda komik, içeride sürekli analiz yapan biri olmak.
Kütük Nedir? Biraz da Gerçek Anlamda Bakalım
Şaka bir yana, gerçek anlamıyla ağaç kütüğü aslında doğanın dönüşümünü temsil ediyor. Ağaç kesiliyor ama tamamen yok olmuyor. Başka bir şeye dönüşüyor.
Kimi zaman masa oluyor.
Kimi zaman sandalye.
Kimi zaman şömine başında insanları ısıtıyor.
Aslında güzel bir metafor.
İnsan da biraz böyle değil mi?
Yaşadığımız şeyler bizi değiştiriyor. Bazen kırılıyoruz, bazen sertleşiyoruz ama tamamen kaybolmuyoruz.
Bak yine derin düşündüm. Benim beynim tam böyle işte. Muhabbet gülerken başlıyor, existential krize bağlanıyor.
Arkadaş ortamında herkes kahkaha atarken benim kafada:
“Acaba hayat gerçekten lineer mi?”
Birinin beni dürtüp:
“Olm yine niye daldın?” demesiyle dünyaya dönüyorum.
Kütük Gibi Görünüp İçinde Fırtına Kopan İnsanlar
Bence toplumun en yanlış anladığı insan tipi bu.
Sessiz duran biri hemen “soğuk” sanılıyor. Halbuki adamın kafasında aynı anda 48 farklı düşünce dönüyor olabilir.
Ben bazen ortamda susuyorum diye insanlar trip attığımı düşünüyor. Yok kardeşim, sadece beynim fazla sekme açtı.
Bir keresinde arkadaş dedi ki:
“Niye sessizsin?”
Gerçek cevabı veremedim tabii.
“Çünkü şu an hayat seçimlerimi, gelecek kaygımı ve tost fiyatlarının neden bu kadar arttığını aynı anda düşünüyorum,” desem ortam dağılırdı.
O yüzden klasik cevap:
“Yok ya iyiyim.”
Sonuç: Hepimizin İçinde Biraz Kütük Var
“Kütük nedir?” sorusunun tek bir cevabı yok aslında.
Bazen ağaç gövdesi.
Bazen nüfus kaydı.
Bazen hissiz görünen insan.
Bazen de sosyal becerileri kısa devre yapan arkadaş.
Ama galiba en komik tarafı şu: İnsan kendini en çok eksikleriyle tanıyor.
Ben mesela bazen aşırı düşünüyorum, bazen gereksiz susuyorum, bazen en net flörtü bile kaçırıyorum. Ama sonra arkadaşlarla oturup bunlara gülebiliyorum.
Belki büyümek biraz da budur.
Kendi kütüklüğüne gülebilmek.
Çünkü hayat zaten yeterince ciddi. Bari arada kendimizle dalga geçelim.