İçeriğe geç

Ana duyguyu nasıl buluruz ?

Ana Duyguyu Nasıl Buluruz?

Bir Kayseri Akşamı, Bir İçsel Yolculuk

Kaybolmuş Hislerin Ardında

Bugün, Kayseri’nin o tanıdık sokaklarından birinde yürürken, içimde tam olarak ne hissettiğimi anlayamadım. Güneş, hafifçe batıyor, o eski taş binaların gölgeleri uzuyor. Ama bir şey eksikti. O kadar çok düşünüyordum ki, hislerim birbirine karışmıştı. Ne beklediğimi, ne düşündüğümü bilemiyordum. Anlık bir hayal kırıklığı belirdi ve “Ana duyguyu nasıl buluruz?” diye düşündüm.

Gerçekten, bazen duygular o kadar karmaşık hale geliyor ki, içimizde neyin eksik olduğunu anlamak neredeyse imkansızlaşıyor. Ancak ben, duygularımı her zaman olduğu gibi kaydetmeye başlamıştım. Elimdeki defteri açıp, bir sayfa daha yazacağım diye içimden geçenleri sıraladım. Günlük tutmak, bazen duyguları çözmenin anahtarıydı.

Bir Yürüyüşün İçindeki Kayıp

O gün, eski dostum Mert’le buluşacaktım. Kayseri’deki kafelerden birine gittik, birbirimizi yıllar sonra görmek garip bir histi. “Nasılsın?” diye sordu. Cevap vermek kolay değildi. Son yıllarda çok şey değişmişti, ben de… Ama bir türlü tam olarak ne hissettiğimi bilmiyordum. Başımda bulanık bir düşünce vardı. Gerçekten “iyi” miydim? Gelecek hakkında hala umudum var mıydı?

Yavaşça, derin bir nefes aldım. “Ben… Bilmiyorum,” dedim. Mert, bir süre sessizce beni izledi. Sonra gülümsedi ve “Hadi bir şey yapalım,” dedi. “Kapat gözlerini, birkaç dakika boyunca sadece nefes al. Hangi duygu seni buluyorsa, onu fark et.”

Bunu söyledikten sonra ben de gözlerimi kapattım. Sadece nefesimle kaldım, ama bir süre sonra ruhumda bir huzur hissetmeye başladım. Bu kadar basit bir şeyle, içimdeki karmaşayı biraz da olsa temizleyebildim. Yavaşça derin bir nefes aldım. Bir şey bulmuş gibiydim ama hâlâ kaybolmuş hissediyordum.

Ve sonra… O ana geldi. Bir yandan hala “bilmiyorum” diyordum, ama içinde bir huzur vardı. Belki de bu huzurdu, ana duygu…

Aradığımı Bulduğum An

Kafedeki o sessizlik, benim içsel yolculuğumun bir parçasıydı. Ama orada, Mert’in gözlerine baktığımda, fark ettim ki “ne hissettiğim” sorusu, her zaman karmaşık olmayabilirdi. Bazen, basitçe sadece “huzur”u hissetmek yeterli oluyordu.

O an, “Ana duyguyu nasıl buluruz?” sorusu bana bir cevap vermişti. Zihninizi boşaltmak, kalbinizle dinlemek, ve duygularınızı tanımak. Kendinize sadece bir şans vermek. O kadar çok şey düşünürken, aslında en çok ihtiyaç duyduğum şeyin, bir anlığına tüm o karmaşadan arınmak olduğunu fark ettim.

Gerçekten huzur aradığımda, onu bulmak o kadar basitmiş gibi hissettim.

Umut ve Hayal Kırıklığının Dönüşü

Mert’in gülümsemesi, bana hayatın ne kadar karmaşık olmadığını hatırlatıyordu. Bazen, basit bir bakış, bir cümle, hatta bir his, sana ihtiyacın olan şeyi verebiliyordu. Huzur, o an bana oldukça doğal geldi. Ama bir yandan da içimdeki o boşluğu hissettim. Aradığım huzuru bulmuş olsam da, başka bir eksiklik vardı.

O günün sonunda, Kayseri’nin sokaklarında yürürken bir kez daha düşündüm: “Ana duyguyu nasıl buluruz?” Bu bir içsel yolculuk. Kimi zaman bir kahve fincanında, kimi zaman da eski bir dostun gözlerinde… O duyguyu anlamak, bazen kendinle ve çevrenle dürüst olmakla ilgili. Ne hissettiğini fark etmek, o anı doğru bir şekilde değerlendirebilmek, duygunun bir parçası olabilmek…

Sonuç: Duyguların Peşinden Gitmek

Bugün fark ettiğim şey şu oldu: Ana duyguyu bulmak, karmaşık düşüncelerin ötesine geçebilmekle ilgili. Bir noktada, içsel huzuru, duygunun gerçek anlamını keşfetmek için kendine izin vermelisin. Ve bazen, bu yolculuk sadece bir nefes kadar uzaktadır. Her duygu, bir yolculuk; kimi zaman kaybolduğumuzu, kimi zaman da bulduğumuzu hissediyoruz. Ama her bir an, en nihayetinde bizi kendi ana duygumuza yaklaştırıyor.

Bu yazıyı okurken, belki de sen de o anı bulacaksın. Duyguların peşinden gitmek, her şeyin çok daha net olduğu bir dünyaya doğru atılan adım olacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet giriş